18 Ocak 2010 Pazartesi
15 Ocak 2010 Cuma
Düğün hazırlıkları..
Gerçekten dedikleri kadar varmış..Çok stresli..Neyse insanın önünde kestiremediği kadar uzun bir süre olunca bu stres biraz olsun azalıyor.
Senelerdir Kadıköy'e giderken sağlı sollu çirkin gelinlikçiler insanın üzerine üzerine gelirken, "yüce rabbim, ben böyle çirkin şeyler giymem" diye haykıran genç kızın dramına çözüm : demoda butik.
Şaka bir yana, bırakın evlenmeyi, her türlü testosteronlu yaratıktan köşe bucak kaçan bir insan olarak bu gelinlik olayı nerden çıktı diye soracak olursanız..Geçenlerde Kadıköy'de yürürken güzel bir butiğe rastladım.İçeride pek sevimli bir hanım (aslında 2 kişilermiş), kendi tasarım giysilerini dikip satıyorlarmış.İşin ilginci bu butik burada 2.5 yıldır varmış ve ben daha yeni görmüşüm.Abiye-günlük ne isterseniz birbirinden güzel kıyafetler yapıyorlar.Fiyatlar da öyle aman aman pahalı değil.
Buyrun bu da adresi..
http://www.demodabutik.com/
Senelerdir Kadıköy'e giderken sağlı sollu çirkin gelinlikçiler insanın üzerine üzerine gelirken, "yüce rabbim, ben böyle çirkin şeyler giymem" diye haykıran genç kızın dramına çözüm : demoda butik.
Şaka bir yana, bırakın evlenmeyi, her türlü testosteronlu yaratıktan köşe bucak kaçan bir insan olarak bu gelinlik olayı nerden çıktı diye soracak olursanız..Geçenlerde Kadıköy'de yürürken güzel bir butiğe rastladım.İçeride pek sevimli bir hanım (aslında 2 kişilermiş), kendi tasarım giysilerini dikip satıyorlarmış.İşin ilginci bu butik burada 2.5 yıldır varmış ve ben daha yeni görmüşüm.Abiye-günlük ne isterseniz birbirinden güzel kıyafetler yapıyorlar.Fiyatlar da öyle aman aman pahalı değil.
Buyrun bu da adresi..
http://www.demodabutik.com/
14 Ocak 2010 Perşembe
13 Ocak 2010 Çarşamba
...
Garip bir his değil mi?Birine ölesiye kızgınlık duymak, ama bu "biri"nin hayatta en sevilenler arasında olması...Birine tüm hıncınla vurmak, hırpalamak istemek, ve bu "biri"nin yanında istenilen tek insan olması...En büyük mutlulukları ve en büyük acıyı verenin aynı insan olması...
Bir gün, geride kalmış olan tüm güzel günler gibi, bugün de geride kalacak..Şimdilik, geride kalan tek şey zaman..
Bayadır bu şarkıyı dinlemiyordum..Dinlemesi zor çünkü..En azından benim için..
Bir gün, geride kalmış olan tüm güzel günler gibi, bugün de geride kalacak..Şimdilik, geride kalan tek şey zaman..
Bayadır bu şarkıyı dinlemiyordum..Dinlemesi zor çünkü..En azından benim için..
Bir şarkı yazabilseydim - Bölüm 5 - Anathema, Natural Disaster
Vay anasını sayın izleyiciler...Bir akşam vakti işten eve dönmeye çalışırken arabadaki eski cd'ler arasından bir cd seçtim dinlemek için.İçinden ne çıksa beğenirsiniz...Evet doğru tahmin.Şimdi ne diyeyim...
Aşk acısı eninde sonunda sönen, dinen bir şey...(Öyle mi?)-Evet bence de öyle..(Ya, belki..)
Ama dokunsalar ağlayacak bir modda, İstanbul trafiğinde ilerlemeye çalışırken, her şey ağlatabilir, hele ki bu şarkı..Hele ki gerçekten "long cold winter without you" bitmez bilmezken ve o "hard to find" olan "strength" bir türlü edinilmemişken...
Bu şarkıyı yazmazdım da ne yazardım?
---
It's been a long cold winter without you
I've been crying on the inside over you
Just slipped through my fingers as life turned away
It's been a long cold winter since that day
It's hard to find
Hard to find
Hard to find the strength now but I try
And I don't want to
Don't want to
Don't want to go on and speak now
Of what's gone by
Cos no matter what I say
No matter what I do
I cant change what happened
No matter what I say
No matter what I do
I cant change what happened
You just slipped through my fingers
And I feel so ashamed
You just slipped through my fingers
And I have paid
Cos no matter what I say
No matter what I do
I cant change what happened
No matter what I say
No matter what I do
I cant change what happened
No no I can't change
Just slipped through my fingers
And I feel so ashamed
You just slipped through my fingers
And I have paid.
---
Aşk acısı eninde sonunda sönen, dinen bir şey...(Öyle mi?)-Evet bence de öyle..(Ya, belki..)
Ama dokunsalar ağlayacak bir modda, İstanbul trafiğinde ilerlemeye çalışırken, her şey ağlatabilir, hele ki bu şarkı..Hele ki gerçekten "long cold winter without you" bitmez bilmezken ve o "hard to find" olan "strength" bir türlü edinilmemişken...
Bu şarkıyı yazmazdım da ne yazardım?
---
It's been a long cold winter without you
I've been crying on the inside over you
Just slipped through my fingers as life turned away
It's been a long cold winter since that day
It's hard to find
Hard to find
Hard to find the strength now but I try
And I don't want to
Don't want to
Don't want to go on and speak now
Of what's gone by
Cos no matter what I say
No matter what I do
I cant change what happened
No matter what I say
No matter what I do
I cant change what happened
You just slipped through my fingers
And I feel so ashamed
You just slipped through my fingers
And I have paid
Cos no matter what I say
No matter what I do
I cant change what happened
No matter what I say
No matter what I do
I cant change what happened
No no I can't change
Just slipped through my fingers
And I feel so ashamed
You just slipped through my fingers
And I have paid.
---
11 Ocak 2010 Pazartesi
Yeni Yıl
Nasıl girerseniz öyle geçermiş değerli okuyucular...
Biz nasıl girdik?Sangria'nın dış kapısında...Zaten gittiğim tek bar Sangria olduğu için bütün senemin orada geçeceğinden hiç şüphem yok.Ha bir de o sırada mutlu olmam önemliydi, evet, yıl başı gecesi ağlamadım.
Yeni yılda diyete başladım -dünkü helvayı saymazsak-.
Yeni yıla güzel filmler izleyerek başladım.Mesela "Invention of Lying" beni gülmekten kırıp geçirdi (abarttım).Ama yine baya güldüm.Yalanın olmadığı, herkesin azğına geleni söylediği bir dünyada, bir adamın yalanı keşfetmesi üzerine bir film.Ben çok sevdim yalansız dünyayı.İnsanlar birbirlerinin suratlarına bakıp ne hissediyorlarsa onu söylüyorlar.
"It's not you, it's me" klişesi bu dünyada daha gerçekçi olan "it's not me, it's you" ile yer değiştiriyor mesela...

---
Bir de bir diğer filmimiz "Shrink" var yeni yılda yalnız ve hasta günlerime eşlik eden..Bu filmin hikayesi biraz ilginç..Ben bunu bir dvd'cide gördüm ve kapağı depresif göründüğü için almadım.Sonra wheneverland kankam bana bu filmin çok güzel olduğunu, çok da depresif olmadığını söyledi ve ben filmi aldım.Ve dün filmi izledikten sonra farkettim ki, wheneverland kankamın bu filmden haberi bile yokmuş.Buradan anlıyoruz ki ben yine gerçekle rüyayo karıştırmaya başladım.
Neyse filme gelince..Kendi söküğünü dikemeyen bir terzi -pardon terapist- ile ilgili bir film.İzlenesi...

---
İşte yeni yılım şimdilik böyle..Bir kaç detay daha var ama kamusal alanda telaffuz edilecek şeyler değil..
NOT : Yeni yılda bunamışım, "Shrink"i öneren kankam pembe filmiş, ve ben öyle bir rüya da görmemişim.
Biz nasıl girdik?Sangria'nın dış kapısında...Zaten gittiğim tek bar Sangria olduğu için bütün senemin orada geçeceğinden hiç şüphem yok.Ha bir de o sırada mutlu olmam önemliydi, evet, yıl başı gecesi ağlamadım.
Yeni yılda diyete başladım -dünkü helvayı saymazsak-.
Yeni yıla güzel filmler izleyerek başladım.Mesela "Invention of Lying" beni gülmekten kırıp geçirdi (abarttım).Ama yine baya güldüm.Yalanın olmadığı, herkesin azğına geleni söylediği bir dünyada, bir adamın yalanı keşfetmesi üzerine bir film.Ben çok sevdim yalansız dünyayı.İnsanlar birbirlerinin suratlarına bakıp ne hissediyorlarsa onu söylüyorlar.
"It's not you, it's me" klişesi bu dünyada daha gerçekçi olan "it's not me, it's you" ile yer değiştiriyor mesela...

---
Bir de bir diğer filmimiz "Shrink" var yeni yılda yalnız ve hasta günlerime eşlik eden..Bu filmin hikayesi biraz ilginç..Ben bunu bir dvd'cide gördüm ve kapağı depresif göründüğü için almadım.Sonra wheneverland kankam bana bu filmin çok güzel olduğunu, çok da depresif olmadığını söyledi ve ben filmi aldım.Ve dün filmi izledikten sonra farkettim ki, wheneverland kankamın bu filmden haberi bile yokmuş.Buradan anlıyoruz ki ben yine gerçekle rüyayo karıştırmaya başladım.
Neyse filme gelince..Kendi söküğünü dikemeyen bir terzi -pardon terapist- ile ilgili bir film.İzlenesi...

---
İşte yeni yılım şimdilik böyle..Bir kaç detay daha var ama kamusal alanda telaffuz edilecek şeyler değil..
NOT : Yeni yılda bunamışım, "Shrink"i öneren kankam pembe filmiş, ve ben öyle bir rüya da görmemişim.
7 Ocak 2010 Perşembe
Forgetting Sarah Marshall

Yeko arkadaşımın Jason Segel hayranlığımdan ve son zamanlarda yaşadığım talihsiz olaydan yola çıkarak tavsiye ettiği bu filmi en sonunda aldım ve Üsküp'te hasta yatağımda izledim.Bu adamın oynadığı karakterler o kadar birbirine benziyor ki, gerçek karateri zannetmek işten bile değil.Hayranlığım da bundandır zaten..Kara kaşına kara gözüne değil.Zaten adamın kaşı gözü de kara değil.
Filmin başlarında Peter'cığımızın 5 senelik sevgilisi tarafından terkedildikten sonraki buhran sahneleri benim açımdan baya trajikomikti.Ne kadar ortak yönümüz var gel beraber mantı açalım diyecekkene, kahramanımızın karşısına başka bir taş hatun çıkıyor ve olaylar gelişiyor.
Öyle izlemesi kolay, eğlenceli ve ev filmi işte..Yürü git Sarah Marshall!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)